• 12 Aralık 2018, Çarşamba 18:11
TuğçeDOĞAN

Tuğçe DOĞAN

Üzgünüm Baba Bir Kızın Oldu(!)

Dünyanın neresinde olursanız olun zordur kadın olmak. Ezilen, hor görülen, yerlerde sürünen, şiddete maruz kalan, bir sürü sorumluluğu üzerine yüklenmiş bir zavallı… Kadın çevresine bu kadar fedakarlık yaparken, aileyi ayakta tutmaya çalışırken, bir sürü sorumlulukla boğuşurken neden bu durumlara maruz kalır ki?

 

Geçenlerde yakın çevremde bir akrabamla konuşuyoruz. Hayatını anlatıyor bana, gözleri dolu dolu... Kocası hep erkek çocuğu olsun istemiş. İlk çocukları da kız tabi... İkinci çocuğun da kız olduğunu duyan baba doğum sonrası karısını hastaneden almaya gelmemiş, akrabalarını arayıp ben bu çocuğu istemiyorum gelin siz sahip çıkın demiş, çocuğu kabullenmemiş. Ayrıca doğumdan sonra da on beş gün ne çocuğun ne de kadının yüzüne bakmış. Bir baba olarak merak bile etmemiş çocuğunu. Sağlam doğdu mu? Kolu bacağı yerinde mi? Tabi yıllar geçti üzerinden… Ne baba o zamanki verdiği tepkiyi açıklayabildi ne de çocuk neden erkek olması gerektiğini anlayabildi. Türkiye’de yaşanmış, yaşanan ve muhtemelen yaşanmaya devam edecek örneklerden bir tanesi bu.

 

Baba da bir yerde de haklı tabi sonuçta erkek adamın erkek evladı olur! Hem oğlu olsa oğluna sünnet yapacak, oğlunu ilerde askere gönderip onunla gurur duyacak, oğluna kız almaya(!) gidecek, ona en kral düğünü yapacak, yaşlanınca da aslanlar gibi ona oğlu bakacak.

Kız mı? Kız zaten ya davulcuya, ya zurnacıya…


Hem kızı terbiye etmesi var, koruyup kollaması var, devamlı gözetmesi var, namusunu koruması var, çevrede tacizcisi var, tecavüzcüsü var, öldürüp yakanı var, gazozuna ilaç atanı var…Var da var...
O da haklı…

  • Peki nasıl durdurulacaktı bu düşünce?
  •  Kadınlar ne zaman kadın olmalarıyla gurur duyacaktı?
  •  Ne zaman akşam haberlerini bir kadının ölüm haberi olmadan kapatacaktık?
  • Namus kavramının sadece biz kadınlara sorulması ne zaman bitecekti?
  • Aldatılan kadınlar ne zaman sıkıntısız bir şekilde eşlerinden boşanabilecekti?
  • Ne zaman bir kız çocuğu gece geç saatte baba ben dışarı çıkıyorum diyebilecek ve eve sağ salim dönecekti?

 

 

Toplum olarak erkek çocuklarını ve kız çocuklarını bilinçli bir şekilde yetiştiremezsek sanıyorum üçüncü sayfa haberlerinde kadınlar olarak yer almaya devam edeceğiz. Erkek doğunca yere göğe sığdıramayan, oğlunun şerefine kurban kesen; bir ortama girildiğinde suskunluk ve hüzün varsa da ‘Biri kız doğurdu!’ diyerek kız çocuğuna verilen değeri ortaya koyan bir toplumuz sonuçta.

  • Erkek çocuğumuz olduğunda ‘oğlum amcana pipini göster!’ kız çocuğumuz olduğunda aman ayıptır, günahtır…
  • Erkek çocuğumuz olduğunda aslan oğlum, erkek adam yapar tabi; kız çocuğumuz olduğunda aman kızım hanım hanımcık ol elalem ne der.
  • Erkek çocuğumuz olduğunda amaan oğlum kızlar senin elinin kiri, kız çocuğu olduğunda eksik etek! (ne demekse artık…)
  • Erkek olunca, yakışıklı oğlum benim erkek adam çapkın olur; kız çocuğu olunca aman benim namusumu kirletti!

 

Üzgünüm ama biz erkek çocukların pipilerini çevresindeki insanlara göstererek onları gururlandırıp, onlara hayattaki en önemli şeyin bu olduğunu öğrettik. Aslan oğlum yapar dedik, kızlar onun elinin kiri dedik; tecavüzcüler yarattık. Erkek adam çapkın olur, yakışıklı oğlumun bütün kızlar peşinde dedik gururlandık; o çocuk da ilerde eşini aldattı. Çocuğumuzun annesine değer vermedik, ona ilerde karısına değer vermemesini ve karısını her konuda ezmeyi öğrettik. Erkek adamız yemeğimiz ayağımıza gelecek, kadın kısmı mecbur hizmet edecek dedik;  çocuklarımız ilerde eşlerine yardım etmemeyi ve evin tüm sorumluluğunun kadında olması gerektiğini öğrendi. Karının sırtından sopa karnından sıpayı eksik etmeyelim dedik çocukların gözü önünde annelerini dövdük, o çocuk ilerde şiddet eğilimli oldu haberlerde onu izledik.

 

Kız çocukları mı ?
Onlar hala aynı…
Alttan alması gerektiği öğretilmiş, hizmet etmeye şartlanmış, kocasının hatalarını görmezden gelmeye mecbur bırakılmış, defalarca aldatılmış, kandırılmış, dövülmüş, sövülmüş…
Ama hala ayakta kalmak için mücadele veriyor…

Bundan sonraki süreçte kadınlar olarak hem kendi hayatımızı hem de kızlarımızın, torunlarımızın hayatını değiştirmek bizim elimizde. Çünkü toplumu değiştirse değiştirse bir anne değiştirir. Neden mi? Anneler isterse hem erkek çocuklarına hem kız çocuklarına bilinçli ve duyarlı bir insan olmayı öğretir. Cinsiyet kimliğinden çok insanlığın önemli olduğunu, biyolojik yapımızın üstünlük sağlayacağımız ve gurur duyacağımız bir şey olmadığını çocuklarına aşılar. Bizler yemek yaparız, temizlik yaparız, saçımızı süpürge ederiz, hizmet ederiz, çalışırız ama yorulmayız, kahır çekeriz, kan ağlarken güleriz ama en çok da çocuk yetiştirmesini biliriz, bilmeliyiz(!) Sonuçta biz anneyiz… Hem ne demişler yuvayı dişi kuş yapar.

Ayrıca kız çocuğu olanlara da kısa bir notum var:

 

Bırakın kızlarımız mavi(!)  elbisesi ve minicik temiz kalbiyle çocuk kalsın. Onları öyle bir yetiştirelim ki, hayatta kimseden korkmasın. İlerde ne yaşarsa yaşasın kabullenmeyi değil, yeri geldiğinde de çekip gitmesini bilsin. Ayakları üzerinde tek başına durmayı öğretelim onlara… Onları üzecek insanlardan uzak durmayı. Haklarını arayabilmeyi. Kendileriyle gurur duyabilmeyi…

Bu dünyada ben de varım diyebilmeyi…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık